352286612

Erkam YILDIRIM


Yıkma Gönül Mabedini


Bir Muhammed-i Aşık olan Hz. Mevlânâ’nın “Gönül, gönüldür olsa da göğsünde bir kahbenin onu yıkan gitmesin tavafına Kâbe’nin” deyişi ile başlamak gönül yolculuğunun ne kadar kıymettar ve ulvî olduğunun bir ispatıdır.

Gönül, naz ile kıymetleşir, kendini bilmek ile ulvîleşir ve edep ile güzelleşirken, bu yolculuğun kokusu bir Cennet bahçesinden gelen rayiha gibi en çorak çöllerde bile bir vaha gibi kendine yer edinir. 

İnce ince çiseleyen yağmur taneciklerinin düşüşü gibi narin bir acı verse de o acı içindeki kıymettar meyveye ulaşmak adına bir bade tadında tattırılan letafetlerin bir insicamıdır. Bu derin ve zerafetli insicamı bozmak, bozdurmak veya kıymak gönül yolculuğunda bir beşikte büyüyen nazdar bir bebek gibi o bebeğin masumiyetine leke sürmektir. Buraya kadar tabir ettiğimiz cümleler doğrultusunda Anadolu’da eskiden beri var olan, tekkelerde sorulan iki soruya gelelim şimdi. Neydi bu sorulan sorular? Birincisi “Bugün gönül kırdın mı?’’ İkincisi “Bugün namaz kıldın mı?’’ Birinci sorunun cevabı eğer “evet” ise ikinci soru sorulmazdı. Zira atalarımızdan miras aldığımız edeb ile gönüle bakışımız “Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil!’’ geleneği ile gönülün ne kadar özel ve önemli ve şahenşah bir yolculuk olduğunu bir kez daha bizlere göstermiştir. 

Gönülün tasviri bir aynaya benzetilirse onun için sen, senin için o olur. Onu güzelleştirirsen, sen de güzelleşirsin. Zira gönül evvelde senin içindedir. Sen gönülün duvağını kaldırdıkça oda senin “için’’ ve senin içinde olur. Misalen karşında bir ayna var, elinde tırtıksız bir tarak, fön makinesi vs güzelleştirici aletler var. Ve sen kendini kırılgan bir aynada güzelleştirmek için karşısına geçtin. Bir süre sonra güzelleştin ve aynaya tekrar baktın, gülümsedin. İşte o ayna içinde, var olan sensin. O aynanın içinde varlığına gülensin. “Var’ım evet varım.. burdayım..’’ diyerek varlığını ayn-el yakin bir şekilde tecrübe ederek ispat edensin. İşte içinde var olan böyle bir aynanın kırılması veya kırdırılmasının Sadi-i Şirazi’nin beyitlerinde geçen;

“Gönül yarasından sakınmak gerek

Ki yoktur onun cihanda merhemi’’ 

deyişi ile bir gökyüzü gibi binbir âlemi içinde barındıran gönül aynasının bir âleminin kırılması veya yıkılması diğer binler âlemlerin kırılması veya yıkılması ile eşdeğer tutulmuştur. 

Zannımca bu yumuşak ve iyimser bir bakış açısıdır. 

Zira devamında dile getirdiği:

“Elinden gelirse gönül yıkma ki

Yıkık gönlün ahı yıkar âlemi’’ 

demesinde ki sebep ise; karşısında bulunduğun aynanın kırılması veya kırdırılması; hem senin, hem diğerlerinin hem de kâinatın varlığının ve ispatının bir anda ortadan kalkarak hercümerc bir şekilde sönmesiyle ‘bir’leştirilmiş, bir öz ve maya şeklinde tabir ve tasvir edilmiştir. Hatta daha derinlemesine girdiğimizde; bu kâinatın özü ve mayası Hz. Muhammed’den (asm) hasıl olan muhabbetle ve aşk ile yoğrulduğundan ve her zerre ve insanda gönül olduğundan ve bu gönülde aşkla ve muhabbetle süslenen kâinatın yegâne varlığı Hz. Muhammed (asm) olduğundan gönül yıkmak ile Kâbe’yi yıkmak arasında böyle bir bağ kurulmuştur. 

Zannımca, bir insanın veya bir varlığın gönlünü yıkmak ile Hz. Muhammed’in (asm) gönlünü yıkmak aynı zamanda Yüce Allahın (cc) evi ve mabedi olan Kâbe’yi yıkmak anlamında kullanılmıştır.

Bu çerçeveden hareketle; “Ne olduklarını bilmeyenler ne dediklerini de bilemezler’’ diyen Paul Valery’nin dikkate bıraktığı nazarı fikrettiğimizde yukarıda bahsedilen ayna tasavvuru ile yeniden yola çıkarsak eğer, aynada var olan kendisinin, tarifini ve tasvirini tahayyül etmeyen biri karşısında, binler aynada olsa da kendini tanıyamaz, kendini tanıyamayan, kendini tanıtamaz yani özüne saygı duymayan bir gönül yolcuğuna başlayamaz. 

Zira “Kendini tanıtmak istiyorsan, başkalarının davranışlarına dikkat et. Başkalarını anlamak istiyorsan, kendi gönlüne bak diyen Friedric Von Shiller de benzer düşünceleri dile getirenlerdendir. 

Yani ne olduklarını bilmeyenler aynı zamanda ne dediklerini bilmeyenlerdir. Yani kendine, iç sesine ve gönlüne erişemeyenlerdir. Yani gönül yıkanlardır.

Sonuç olarak: Yıkma gönül mabedini/ Yıkılan sen olursun.

Balkondan düşen 4 yaşındaki Yağız Alp hayatını kaybetti

Kocaeli’de kamyon ışıkta bekleyen otomobillerin arasına daldı

Kahvaltıya kalkmayınca 22 yaşındaki gencin öldüğü anlaşıldı

Çatıda çıkan yangın korkuttu: Vatandaşlar sokağa döküldü

Deney yapıldığı sırada laboratuvarda çıkan yangın korkuttu

Mahalledeki kötü kokunun sebebi ceset çıktı

Okey masasında kan aktı: 2 yaralı

Yakınları tarafından evinde ölü bulundu

Ticari taksi ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı

Boğulma tehlikesi geçiren 2 genç hastaneye kaldırıldı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 38 33 2 3 66 102
2.Fenerbahçe 38 31 1 6 68 99
3.Trabzonspor 38 21 13 4 19 67
4.İstanbul Başakşehir 38 18 13 7 14 61
5.Kasımpaşa 38 16 14 8 -3 56
6.Beşiktaş 38 16 14 8 5 56
7.Sivasspor 38 14 12 12 -7 54
8.Alanyaspor 38 12 10 16 3 52
9.Rizespor 38 14 16 8 -10 50
10.Antalyaspor 38 12 13 13 -5 49
11.Gazişehir Gaziantep 38 12 18 8 -7 44
12.Adana Demirspor 38 10 14 14 -7 44
13.Samsunspor 38 11 17 10 -10 43
14.Kayserispor 38 11 15 12 -13 42
15.Hatayspor 38 9 15 14 -7 41
16.Konyaspor 38 9 15 14 -13 41
17.Ankaragücü 38 8 14 16 -6 40
18.Fatih Karagümrük 38 10 18 10 -3 40
19.Pendikspor 38 9 19 10 -31 37
20.İstanbulspor 38 4 27 7 -53 16

YAZARLAR