-
BIST 100
16287,81%0,58
-
DOLAR
44,11% 0,07
-
EURO
50,91% -0,17
-
GRAM ALTIN
7221,89% -1,55
-
Ç. ALTIN
11762,72% -0,52
Yeni yılda beslenmede akışkanlık yaklaşımı
Yeni yılda beslenmede akışkanlık yaklaşımı
Yeni yıl, birçok kişi için yeni başlangıçlar anlamına geliyor. Son yıllarda beslenme dünyasında da dikkat çeken bir değişim var. Katı kurallar, yasak listeleri ve tek tip diyetler yerini daha esnek ve kişiye uyarlanabilir beslenme yaklaşımlarına bırakmaya başladı. Bu yeni yaklaşım ise "beslenmede akışkanlık" olarak tanımlanıyor. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, beslenmede akışkanlık; vücudu dinlemeyi öğrenmek ve bireyin kendi biyolojik ritmine uyum sağlamasına yardımcı olmayı hedefliyor. Her gün aynı saatte, aynı porsiyonlarla ve aynı listelerle beslenmek yerine, vücudun o günkü ihtiyacına göre beslenmeyi şekillendirdiğini belirtti.
Açlık ve tokluk sinyallerini dikkate almak, ruh hali, uyku durumu, stres seviyesi ve fiziksel aktivite gibi faktörleri beslenmenin bir parçası haline getirmek bu yaklaşımın temelini oluşturmaktadır. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, bu yaklaşımda amaç, kısa vadeli kilo kaybı değil; sürdürülebilir sağlık, metabolik denge ve zihinsel rahatlık sağlamanın temel ilke olduğuna dikkat çekti.
Katı diyetler yerini esnekliğe bırakıyor
Geleneksel diyet modelleri çoğu zaman ya hep ya hiç anlayışıyla ilerliyor. Yasaklanan besinler, kaçırılan öğünler ya da bozulan diyetler suçluluk duygusunu beraberinde getiriyor. Bu durumun uzun vadede yeme ataklarına, diyet bozma döngüsüne, metabolik yavaşlamaya, psikolojik baskıya neden olabileceğini belirten Dyt. Merve Sena Nazlı, "Beslenmede akışkanlık bu döngüyü kırmayı hedefliyor. Vücudu dinlemeyi öğrenmek, bireyin kendi biyolojik ritmine uyum sağlamasına yardımcı oluyor. İnsan vücudu her gün aynı enerjiye, aynı iştaha ve aynı besin ihtiyacına sahip değildir. Stresli geçen bir gün, uykusuz geçen bir gece, yoğun bir iş günü ya da adet döngüsü gibi faktörler besin ihtiyacını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle spor yapılan günlerde daha yüksek enerji alımı, dinlenme günlerinde daha hafif öğünler, stresli dönemlerde kan şekeri dengesini destekleyen beslenme, akışkan beslenmenin doğal bir parçası olarak görülüyor’’ dedi.
Yeni nesil beslenme yaklaşımlarında hormonal dengeler, bağırsak sağlığı, stres ve uyku düzeni iştah üzerinde belirleyici rol oynar. Örnek vermek gerekirse yetersiz uyku leptin ve ghrelin hormonlarını etkileyerek iştahı artırabilir. Kronik stres tatlı ve karbonhidrat isteğini tetikleyebilir. Bağırsak dengesizlikleri sürekli yeme isteği oluşturabilir. Bu nedenle beslenmede akışkanlık, beden zekâsını geliştirmeyi hedeflemek olduğunu belirten Dyt. Merve Sena Nazlı, 2026 yılında beslenme trendlerine göre mükemmel beslenme anlayışının yerini yeterince beslenme kavramına bıraktığına dikkat çekti ve şöyle devam etti: ‘‘Bu kavram kişilerin sosyal hayatlarını, özel günlerini ve keyif aldıkları besinleri tamamen dışlamadan ilerleyebilmelerini sağlıyor. Her öğünün kusursuz olması değil uzun vadede dengede kalabilmek, vücutla iş birliği yapabilmek anlamına geliyor" dedi.
Yeni yılda bırakılması gereken eski alışkanlıklar
Beslenmede akışkanlık, yeme davranışına bakış açısını kökten değiştiriyor. Amaç kontrol etmek değil, anlamak. Yasaklamak değil, dengelemek olduğunu vurgulayan Dyt. Merve Sena Nazlı, "Yeni yıl, yeni bir diyet listesiyle değil; vücudun ihtiyaçlarını fark ederek, daha şefkatli ve sürdürülebilir bir beslenme ilişkisi kurmak için önemli bir fırsat. Günlük kilo değişimleri; ödem, hormonal dalgalanmalar ve sindirim durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle her gün tartılmak, gerçek ilerlemeyi yansıtmak yerine gereksiz stres oluşturur, haftalık aynı gün ve aç karnına tartılmak en doğru sonucu gösterir" şeklinde konuştu.
Bunu asla yememeliyim yaklaşımı, zamanla kontrolsüz yeme davranışlarını tetikleyebiliyor. Yasaklar yerine denge ve farkındalığın ön planda olması gerektiğini belirten Dyt. Merve Sena Nazlı, tek bir öğünün ya da bir günün tüm süreci sabote ettiği inancı, diyet-bozma döngüsünü güçlendiriyor. Oysa beslenme uzun vadeli bir süreç; bir öğün tüm resmi belirlemez. Kişiye özel olmayan, sıkça tercih edilen detoks programlarının, sağlığı olumsuz yönde etkileyerek böbrek, karaciğer, bağırsak hastalıklarına yol açabileceğini kaydederek, "Uzun süre aç kalmak, metabolizmayı yavaşlatmanın yanı sıra kan şekeri dalgalanmalarına ve aşırı yeme ataklarına yol açar. Yeni nesil beslenme yaklaşımında aç kalmak değil; vücudu doğru zamanda doğru şekilde beslemek olarak tanımlanıyor" ifadelerini kullandı.
Fonksiyonel Tıp bakış açısıyla akışkan beslenme
Fonksiyonel tıpta beslenme; tek tip diyet listeleriyle değil, bireyin bağırsak sağlığı, hormon dengesi, kan şekeri yanıtı, stres düzeyi ve yaşam tarzı göz önünde bulundurularak ele alınır. Bu yaklaşımda temel soru ne yemeliyim yerine vücudum bu besinlere nasıl yanıt veriyor olması gerektiğini vurgulayan Dyt. Merve Sena Nazlı, "Glutensiz, ketojenik ya da şekersiz beslenme gibi popüler yaklaşımlar bazı bireylerde fayda sağlarken, herkes için uygun olmayabilir. Akışkan ve kişiye özel beslenme modeli; bağırsak mikrobiyotasını desteklemeyi, kan şekeri dalgalanmalarını azaltmayı, hormonal dengeyi korumayı ve uzun vadeli metabolik sağlığı hedefler. Beslenme yalnızca tabaktaki yiyeceklerle sınırlı değil; uyku, stres yönetimi ve günlük yaşam şartlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Sağlıklı beslenme; katı kurallarla kontrol etmekten ziyade vücutla iş birliği içinde olmayı gerektirir. Her öğünün kusursuz olması değil, genel dengenin korunabilmesi önem taşır. Beslenmede akışkanlık yaklaşımı, bireyin sosyal hayatıyla uyumlu, psikolojik baskı oluşturmayan ve sürdürülebilir bir beslenme ilişkisi kurmasına yardımcı olmaktır" diye konuştu.
Açlık ve tokluk sinyallerini dikkate almak, ruh hali, uyku durumu, stres seviyesi ve fiziksel aktivite gibi faktörleri beslenmenin bir parçası haline getirmek bu yaklaşımın temelini oluşturmaktadır. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Merve Sena Nazlı, bu yaklaşımda amaç, kısa vadeli kilo kaybı değil; sürdürülebilir sağlık, metabolik denge ve zihinsel rahatlık sağlamanın temel ilke olduğuna dikkat çekti.
Katı diyetler yerini esnekliğe bırakıyor
Geleneksel diyet modelleri çoğu zaman ya hep ya hiç anlayışıyla ilerliyor. Yasaklanan besinler, kaçırılan öğünler ya da bozulan diyetler suçluluk duygusunu beraberinde getiriyor. Bu durumun uzun vadede yeme ataklarına, diyet bozma döngüsüne, metabolik yavaşlamaya, psikolojik baskıya neden olabileceğini belirten Dyt. Merve Sena Nazlı, "Beslenmede akışkanlık bu döngüyü kırmayı hedefliyor. Vücudu dinlemeyi öğrenmek, bireyin kendi biyolojik ritmine uyum sağlamasına yardımcı oluyor. İnsan vücudu her gün aynı enerjiye, aynı iştaha ve aynı besin ihtiyacına sahip değildir. Stresli geçen bir gün, uykusuz geçen bir gece, yoğun bir iş günü ya da adet döngüsü gibi faktörler besin ihtiyacını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle spor yapılan günlerde daha yüksek enerji alımı, dinlenme günlerinde daha hafif öğünler, stresli dönemlerde kan şekeri dengesini destekleyen beslenme, akışkan beslenmenin doğal bir parçası olarak görülüyor’’ dedi.
Yeni nesil beslenme yaklaşımlarında hormonal dengeler, bağırsak sağlığı, stres ve uyku düzeni iştah üzerinde belirleyici rol oynar. Örnek vermek gerekirse yetersiz uyku leptin ve ghrelin hormonlarını etkileyerek iştahı artırabilir. Kronik stres tatlı ve karbonhidrat isteğini tetikleyebilir. Bağırsak dengesizlikleri sürekli yeme isteği oluşturabilir. Bu nedenle beslenmede akışkanlık, beden zekâsını geliştirmeyi hedeflemek olduğunu belirten Dyt. Merve Sena Nazlı, 2026 yılında beslenme trendlerine göre mükemmel beslenme anlayışının yerini yeterince beslenme kavramına bıraktığına dikkat çekti ve şöyle devam etti: ‘‘Bu kavram kişilerin sosyal hayatlarını, özel günlerini ve keyif aldıkları besinleri tamamen dışlamadan ilerleyebilmelerini sağlıyor. Her öğünün kusursuz olması değil uzun vadede dengede kalabilmek, vücutla iş birliği yapabilmek anlamına geliyor" dedi.
Yeni yılda bırakılması gereken eski alışkanlıklar
Beslenmede akışkanlık, yeme davranışına bakış açısını kökten değiştiriyor. Amaç kontrol etmek değil, anlamak. Yasaklamak değil, dengelemek olduğunu vurgulayan Dyt. Merve Sena Nazlı, "Yeni yıl, yeni bir diyet listesiyle değil; vücudun ihtiyaçlarını fark ederek, daha şefkatli ve sürdürülebilir bir beslenme ilişkisi kurmak için önemli bir fırsat. Günlük kilo değişimleri; ödem, hormonal dalgalanmalar ve sindirim durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle her gün tartılmak, gerçek ilerlemeyi yansıtmak yerine gereksiz stres oluşturur, haftalık aynı gün ve aç karnına tartılmak en doğru sonucu gösterir" şeklinde konuştu.
Bunu asla yememeliyim yaklaşımı, zamanla kontrolsüz yeme davranışlarını tetikleyebiliyor. Yasaklar yerine denge ve farkındalığın ön planda olması gerektiğini belirten Dyt. Merve Sena Nazlı, tek bir öğünün ya da bir günün tüm süreci sabote ettiği inancı, diyet-bozma döngüsünü güçlendiriyor. Oysa beslenme uzun vadeli bir süreç; bir öğün tüm resmi belirlemez. Kişiye özel olmayan, sıkça tercih edilen detoks programlarının, sağlığı olumsuz yönde etkileyerek böbrek, karaciğer, bağırsak hastalıklarına yol açabileceğini kaydederek, "Uzun süre aç kalmak, metabolizmayı yavaşlatmanın yanı sıra kan şekeri dalgalanmalarına ve aşırı yeme ataklarına yol açar. Yeni nesil beslenme yaklaşımında aç kalmak değil; vücudu doğru zamanda doğru şekilde beslemek olarak tanımlanıyor" ifadelerini kullandı.
Fonksiyonel Tıp bakış açısıyla akışkan beslenme
Fonksiyonel tıpta beslenme; tek tip diyet listeleriyle değil, bireyin bağırsak sağlığı, hormon dengesi, kan şekeri yanıtı, stres düzeyi ve yaşam tarzı göz önünde bulundurularak ele alınır. Bu yaklaşımda temel soru ne yemeliyim yerine vücudum bu besinlere nasıl yanıt veriyor olması gerektiğini vurgulayan Dyt. Merve Sena Nazlı, "Glutensiz, ketojenik ya da şekersiz beslenme gibi popüler yaklaşımlar bazı bireylerde fayda sağlarken, herkes için uygun olmayabilir. Akışkan ve kişiye özel beslenme modeli; bağırsak mikrobiyotasını desteklemeyi, kan şekeri dalgalanmalarını azaltmayı, hormonal dengeyi korumayı ve uzun vadeli metabolik sağlığı hedefler. Beslenme yalnızca tabaktaki yiyeceklerle sınırlı değil; uyku, stres yönetimi ve günlük yaşam şartlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Sağlıklı beslenme; katı kurallarla kontrol etmekten ziyade vücutla iş birliği içinde olmayı gerektirir. Her öğünün kusursuz olması değil, genel dengenin korunabilmesi önem taşır. Beslenmede akışkanlık yaklaşımı, bireyin sosyal hayatıyla uyumlu, psikolojik baskı oluşturmayan ve sürdürülebilir bir beslenme ilişkisi kurmasına yardımcı olmaktır" diye konuştu.
İstanbul’da Boşanma Sürecinde Avukat Desteği Neden Önemlidir?
Necmettin Nursaçan Darıcalılarla buluşuyor
165 şoföre 487 bin TL ceza
Vali Aktaş, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’na Katıldı
ÜMRANİYE BELEDİYESİ’NDEN İFTARA YOLDA YAKALANANLARA İFTARİYELİK DESTEK
Çiftçi, Kent Park ve Fatih Sultan Mehmet Parkı'ndaki revizyon çalışmalarını inceledi
GEBZE’DE ÜSTYAPI ÇALIŞMALARI HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR
6 bin 754 ring segment tamam, diğerleri yolda
İSU’DAN KARAMÜRSEL’E 215 MİLYON TL’LİK ALTYAPI YATIRIMI
Başkan Büyükakın’ın, pazarcı esnafıyla yaptığı iftara yoğun katılım
Hantech Klima Modelleri ile Yaşam Alanlarında Konfor Artıyor
Kurumsal binalarda sessiz görüşme alanı standartları tartışılıyor
Akademi ve Ticaret Dünyası Gebze’de Buluştu
Gebze Belediyesi’nin “Türk-İslam Sanatları’nın İzinde” Sergisi Açıldı
“Samanyolu’nda Ziyafet” gençlerin rehberi oldu
BAŞKAN BÜYÜKGÖZ, İFTAR SOFRASINDA GENÇLERLE BİR ARAYA GELDİ
Gölcük’te İlmek İlmek Sanat: 2. Geleneksel Örgü Şöleni Başlıyor
Kartepe’den Bulgaristan’a Kardeşlik Köprüsü
Uzman Diyetisyen Çağatay Köşkeroğlu ile Kişiye Özel Beslenme Yaklaşımı
Küçük işletmeler dijitalde nasıl görünür oluyor? SEO araçlarının artan rolü
Kartepe’de “Bir Sofra Bir Hikâye” Buluşmaları
Bıyık, üniversiteli gençlerle iftar sofrasında buluştu
Çiftçi, “Kent meydanında adım adım sona yaklaşıyoruz”
“İstiklâl Marşı, milletimizin imanla kurduğu istikbalin sesidir”
Kocaeli’nin turizm rüzgârı Berlin’de esti
İnşaat Sektöründe Yeni Dönem: Modern Çatı Çözümleri ve Maliyet Analizi
İKV, Gümrük Birliği’nin 30. yılında Ticaret Bakanı Bolat’ın katılımıyla toplantı düzenledi
KADEM Kocaeli Temsilciliği’nde Bayrak Değişimi
Seka Park’ın estetik görünümü güçlendi
Başkan Yusuf Öztürk: “Şerifalioğlu’nun Yanındayız”
Yükleniyor
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
25
19
2
4
41
61
2.FENERBAHÇE A.Ş.
25
16
0
9
32
57
3.TRABZONSPOR A.Ş.
25
16
3
6
22
54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
25
13
5
7
15
46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
25
12
7
6
17
42
6.GÖZTEPE A.Ş.
25
11
5
9
10
42
7.KOCAELİSPOR
25
9
10
6
-3
33
8.SAMSUNSPOR A.Ş.
25
7
7
11
-3
32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
25
7
9
9
-3
30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
25
7
9
9
-10
30
11.CORENDON ALANYASPOR
25
5
8
12
-4
27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
25
6
12
7
-6
25
13.TÜMOSAN KONYASPOR
25
5
11
9
-10
24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR
25
6
13
6
-15
24
15.İKAS EYÜPSPOR
25
5
13
7
-17
22
16.KASIMPAŞA A.Ş.
25
4
12
9
-15
21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
25
3
11
11
-27
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
25
3
17
5
-24
14


