Demir, burundaki kemik eğrilikleri, geniz eti veya bademcik büyümeleri ile alerjilerin çocukların burundan nefes alıp vermesini zorlaştırabildiğini söyledi. Bu etkenlere ek olarak üst çenenin normale göre daha geride konumlanmasının ya da dar yapıda olmasının da çocukların ağızdan nefes alıp verme alışkanlığı kazanmasına yol açabileceğini vurguladı.
Çocukların ağızdan nefes alıp vermeye devam etmesi durumunda dilin aşağıya doğru konumlandığını ve istirahat pozisyonunda üst çeneyi destekleyemediğini belirten Demir, bu durumun üst çene darlığı gelişmesine veya mevcut darlığın artmasına neden olabileceğini ifade etti. Zamanında müdahale edilmeyen vakalarda dişlerde kapanış bozukluklarının ortaya çıkabileceğini dile getiren Demir, alt çenenin büyüme yönünün aşağıya ve geriye doğru değişebileceğini, bunun da çocuklarda normale göre daha uzun bir yüz görünümüne yol açabileceğini belirtti.
Kötü ağız alışkanlıkları çene yapısını etkileyebilir
Kalıtsal faktörlerin yanı sıra bazı alışkanlıkların da çene gelişimi üzerinde etkili olabildiğini vurgulayan Demir, emzik kullanımının doğru zamanda bırakılmaması, parmak emme, tırnak yeme ve kalem ısırma gibi alışkanlıkların çene kemiklerine sürekli kuvvet iletilmesine neden olabildiğini ifade etti. Demir, bu durumun üst çenede deformasyon gelişmesine yol açabileceğini belirterek, zamanla çene kemiklerinin boyutlarında ve yapısında bozulmalar görülebileceğini söyledi. Bu nedenle söz konusu alışkanlıkların, varsa ağızdan nefes alıp verme alışkanlığı ile ilişkili diğer etkenlerin tedavisiyle birlikte mutlaka bırakılması gerektiğini vurguladı.
Çocuğun gülümsemesi önemli ipuçları verebilir
Ebeveynlerin çoğu zaman "Çocuğum sürekli ağzı açık televizyon izliyor", "Çocuğum geceleri uyurken ağzından nefes alıp veriyor" veya "Çocuğumda geçmeyen bir ağız kokusu var" gibi şikâyetlerle doktora başvurduğunu belirten Demir, bu belirtilerin üst çene darlığına işaret edebileceğini söyledi. Üst çene darlığının; yüzde asimetri, konuşma bozuklukları, bazı seslerin çıkarılması sırasında farklılıklar, normal olmayan yutkunma alışkanlıkları ve çocuğun sürekli ağızdan nefes alıp vermesi gibi belirtilerle fark edilebileceğini ifade etti.
Demir, bu noktada ebeveynlerin çoğunlukla ilk olarak kulak burun boğaz uzmanına başvurduğunu, ilgili hekim tarafından gerekli görüldüğünde çocukların diş hekimine yönlendirildiğini belirtti. Ayrıca çocuğun gülümsemesi sırasında yanaklar ve dişler arasında görülen "karanlık boşlukların" da üst çene darlığının işareti olabileceğini ifade etti.
Demir, ağız solunumu yapan çocuklarda uyku sırasında horlama, apne görülmesi ve ağız açık uyuma sıklığının normal solunum yapan çocuklara göre daha fazla olduğunu belirterek, daimi dişler çıkmaya başlamadan yapılacak etkene yönelik tedavilerin ilerleyen yaşlarda gerekebilecek çok daha yüksek maliyetli tedavilerin önüne geçebileceğini vurguladı. 