Tarih: 25.02.2026 06:27

2026 Ekonomik Projeksiyonunda Şirketlerin Can Simidi: Konkordato ve Finansal Yeniden Yapılandırma

Facebook Twitter Linked-in

 

Küresel piyasalardaki likidite daralması ve tedarik zincirlerindeki yapısal değişimler, 2026 yılı itibarıyla pek çok işletmeyi finansal bir yol ayrımına getirdi. Borç ödeme kabiliyetini geçici olarak yitiren ancak ticari varlığını sürdürme potansiyeli olan şirketler için "iflas" bir son değil, "konkordato" ise bir kaçış değil, bir iyileşme sürecidir.

Bu yazımızda, modern icra hukukunun en kritik mekanizmalarından biri olan konkordato sürecini; teknik detayları, stratejik önemi ve alacaklı-borçlu dengesi açısından mercek altına alıyoruz.

Konkordato Kavramının Hukuki ve Ekonomik Temeli

Konkordato, Türk hukuk sisteminde İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında düzenlenen, dürüst borçlunun alacaklılarıyla bir uzlaşı zemini bulmasını sağlayan hukuki bir anlaşmadır. Temel felsefesi; "Yaşayan şirket, ölü şirketten daha değerlidir" ilkesine dayanır. Bir şirketin iflas ederek tasfiye edilmesi durumunda alacaklılar genellikle borcun çok küçük bir kısmını tahsil edebilirken, konkordato ile şirketin faaliyetlerine devam etmesi sağlanarak borcun çok daha yüksek bir oranının ödenmesi hedeflenir.

Neden İflas Değil de Konkordato?

İflas, bir ticari işletmenin hukuki varlığının sona ermesi ve mal varlığının paraya çevrilerek alacaklılara dağıtılmasıdır. Ancak bu süreçte marka değeri, müşteri portföyü ve istihdam edilen personel kaybedilir. Konkordato ise borçluya bir "nefes alma alanı" yaratır. Bu süreçte borçlu, mahkeme koruması altına alınır ve icra takipleri durdurulur.

Konkordato Sürecinin Safhaları: Adım Adım İyileşme

Konkordato süreci, sadece bir niyet beyanı değil, matematiksel ve hukuki bir projedir. Süreç genel olarak dört ana aşamadan oluşur:

1. Hazırlık ve Başvuru Aşaması

Şirketin öncelikle neden bu duruma düştüğünü ve nasıl çıkacağını anlatan bir Konkordato Ön Projesi hazırlaması gerekir. Bu proje; nakit akış tablolarını, ödeme takvimini ve şirketin verimlilik artırıcı önlemlerini içermelidir. Ayrıca, bağımsız denetim raporu ile projenin uygulanabilirliği belgelenmelidir.

2. Geçici Mühlet (3 Ay + 2 Ay)

Mahkeme, belgeleri eksiksiz bulursa derhal bir "geçici mühlet" kararı verir. Bu aşamada şirketin başına bir konkordato komiseri atanır. Komiser, şirketin mal varlığını korumak ve projenin hayata geçirilip geçirilemeyeceğini denetlemekle görevlidir.

3. Kesin Mühlet (1 Yıl + 6 Ay)

Geçici mühlet içerisinde projenin başarıya ulaşabileceğine dair olumlu emareler görülürse, mahkeme kesin mühlet kararı verir. Bu dönemde şirket, icra baskısı olmadan faaliyetlerine odaklanır. Alacaklılar listesi kesinleşir ve teklifler değerlendirilir.

4. Tasdik Aşaması

Sürecin sonunda alacaklılar toplantısı yapılır. Eğer alacaklıların belirli bir çoğunluğu projeyi kabul ederse ve mahkeme de şartların oluştuğuna kanaat getirirse konkordato "tasdik" edilir. Artık borçlar, yeni takvime göre ödenir.

İcra Hukuku ve Konkordato İlişkisi

Konkordato, özünde bir icra hukuku müessesesidir. Süreç başladığı andan itibaren, borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun (Amme Alacakları) dahil olmak üzere hiçbir icra takibi yapılamaz. Hatta başlamış olan takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz. Bu koruma kalkanı, şirketin üretim çarklarının dönmesini sağlar.

Ancak bu kalkanın sınırlarını ve istisnalarını (örneğin rehinli alacaklıların durumu, işçi alacakları vb.) bilmek hem borçlu hem de alacaklı taraf için stratejik bir zorunluluktur. Bu karmaşık yapının çözümlenmesi ve hak kayıplarının önlenmesi noktasında, icra hukuku alanındaki teknik bilgi ve saha tecrübesi, dosyanın seyrini değiştiren en önemli unsurdur.

Alacaklılar İçin Konkordato Ne İfade Ediyor?

Genellikle konkordatonun sadece borçluyu koruduğu düşünülür; ancak bu yanlış bir algıdır. Alacaklılar için konkordato, alacağını tahsil edebilme umudunun korunmasıdır. İflas eden bir şirketten alacak tahsil etmek yıllar sürebilir ve genellikle "sıra cetveli"ndeki konum nedeniyle sonuç hüsranla bitebilir. Oysa konkordatoda alacaklılar, borçlunun sunduğu ödeme planını oylama hakkına sahiptir. Alacaklı, borçlunun samimiyetini ve projenin gerçekçiliğini sorgulayarak kendi geleceğine dair bir karar verir.

Şirketler İçin Kritik Başarı Faktörleri

Bir konkordato dosyasının tasdikle sonuçlanması için şu üç unsurun bir araya gelmesi gerekir:

  1. Şeffaflık: Mahkemeye ve komisere sunulan verilerin gerçekliği tartışmasız olmalıdır.
  2. Operasyonel Verimlilik: Sadece borçları ertelemek yetmez; şirketin giderlerini azaltması ve karlılığını artıracak somut adımlar atması beklenir.
  3. Hukuki Teknik: Başvuru dosyasındaki usul hataları, yıllar sürecek bir emeğin bir günde reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle, dosyanın hazırlık aşamasından komiser denetimine kadar her adımda konkordato süreçlerine hâkim bir uzman desteği, işletmenin ticari ömrünü belirleyen temel faktördür.

 

2026'da Değişen Trendler: Dijital Dönüşüm ve Konkordato

Günümüzde dijital varlıklar, yazılım lisansları ve fikri mülkiyet hakları da konkordato projelerinde birer değerleme unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Geleneksel üretim araçlarının yanı sıra, şirketin sahip olduğu teknolojik altyapı ve Ar-Ge potansiyeli, alacaklıların ikna edilmesinde güçlü birer argümana dönüşmüş durumda. Mahkemeler artık sadece makine parkuruna değil, şirketin pazar payı sürdürülebilirliğine de bakıyor.

Sonuç Olarak

Ekonomik dalgalanmaların olduğu dönemlerde "finansal check-up" yaptırmak ve kriz belirtileri başladığında profesyonel mekanizmaları devreye sokmak, basiretli bir tacirin en büyük sorumluluğudur. Konkordato, korkulacak bir son değil; doğru yönetildiğinde şirketi daha güçlü bir yapıya kavuşturan, borçların disipline edildiği bir rehabilitasyon sürecidir.

Unutulmamalıdır ki, zamanında atılmayan adımlar iflası; doğru zamanda ve doğru teknikle atılan adımlar ise sürdürülebilir başarıyı getirir. İş dünyasının tüm paydaşları için uzlaşı kültürünün ve hukuki güvenliğin hakim olduğu bir dönem, ekonomik istikrarın da anahtarı olacaktır.

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —